Aksaray’ın Tarihçesi

aksaray tarihçesi

Aksaray’ın tarihi ve tarihçesi, M.Ö 7000-6000 yıllarinda Neolitik devirde Anadolu medeniyetinin ilk izlerini gördügümüz Konya yakınlarındaki Çatal höyükte Hasandağı’na dolayısıyla Aksaray’a ait vesikalara rastlanmaktadır. Burada Hasandagının lav püskürttügünü tasvir eden bir kazıntı resme rastlanmıştır. Neolitik dönemde Aksaray ve çevresi iskân görmüştür. Kalkolitik ve eski demir devirlerinde iskan olup olmadıği bilinmemekle birlikte cevre köylerde (Böget ve Koçaş) bu döneme ait seramiklere rastlanmaktadır.M.Ö. 3000-2000 yıllarında Anadolu’da Hatti kavmi yaşamıştır. Bu dönemde Asurlu Tacirler burada ticaret yapmıslardır. Aksaray’ın ilk ve Orta Tunc devirlerindeki durumunu Acemhöyük ören yerlerindeki yapılan kazılardan ve müze müdürlüğünün satın almış olduğu eski eserlerden öğrenmekteyiz. Bu dönemde Asurlu tüccarlar Mezopotamya’dan gelerek sehirlerin banliyölerınde ticaret merkezi kurmaya başlamışlardır. Asurlu tüccarlar yazıyı biliyorlardı. Pişirilmiş çamur üzerine yazılmış metinler, çamurun pekistirilmesi suretiyle yapıstırılıyordu. Höyük. M.Ö 3000’den itibaren iskan edilmiştir. Acemhöyük’ ün en parlak devirleri M.Ö 2000 yılının ilk yarısına isabet etmektedir.Koloni dönemlerinin sonlarına dogru, M.Ö 1700 yıllarinda Kafkaslardan gelen, küçük şehir devletleri kuran ve Anadolu’da, askeri bir devlet halinde bir kavmin varlığını görüyoruz. Hint-Avrupalı olan bu kavmin Anadolu’da siyasi iktidarı ele gecirerek kurdugu devlet, eski Hitit Devletidir. Aksaray’da Hititlere ait eserler bulunmamakla beraber mağlup memleketler arasında Aksaray’ın da adi gecmektedir.Orta Anadolu’da MÖ 13.yy sonlarına kadar devam eden Hitit egemenliği M.Ö 2.yy’da batıdan (Trakya) gelen ve deniz kavimleri olarak bilinen kavimlerin en güçlüsüdür.Yanardağ küllerinin sıkısmasından oluşan tüf tabakalarının çok kolay kazilabilme özelliği nedeniyle bölgemize çok sayıda yeraltı şehri, dik yamaçlara kaya içinde yerleşme birimleri yapılmıştır. 7.yy sonlarından itibaren Müslüman Arapların Anadolu üzerinden İstanbul’a yaptıkları seferler nedeni ile bölgeye sığınan Hıristiyanların sayısı çok artmış, Ihlara, Gelveri ve Göreme gibi yerleşim birimleri olusmuştur.Aksaray, 1142 tarihinde Selcuklular tarafından zapt edilmiş ve 1470 yıllarındaki Osmanlı hâkimiyetine kadar İlhanlı, Danişmentli, Karamanoğulları egemenliğinde kalmıştır.1470 yıllarında Aksaray’ı ele geçiren İshak Paşa tarafından, Fatih Sultan Mehmet’in emri ile halkın bir bölümü İstanbul’a nakledilmiştir.Aksaray geçmişten günümüze Hitit, Pers, Hellenistik Dönem (Büyük İskender), Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı egemenliklerinde kalmıştır. Cumhuriyet dönemine kadar Konya’ya bağlı bir sancak olan Aksaray 1920 yılında vilayet olmuş, 1933 yılında vilayetligi lağvedilerek Niğde’ye ilçe olarak bağlanmıştir. 15 Haziran 1989 yılında yeniden vilayet olmuştur.Aksaray’ın adının ilk olarak eski Hitit metinlerinde geçen “Nenessa (Nenossos) olduğu sanilmaktadir. M.Ö bin yılda Kral Kiakki döneminde Şinakhatum – Şinukhtu olarak anılan Aksaray, Hellenistik dönemde Kapadokya Krallığına bağlanmış ve Garsaura olan ismi Arkhelais olmuştur. Selcuklular döneminde de II. Kılıçarslan tarafindan Arkhelais olan adı Aksaray olarak değiştirilmiş ve ikinci başkent durumuna gelmiştir. Şehre kötü insanların alınmamasından dolayı iyi insanların yaşadığı yer anlamına gelen “Şehr-i Süleha” olarak anılmıştır.

Etiketler:

Yusuf Karahan

Kitap okumayı, teknolojiyi, tarihi ve bilimi seven zat-ı muhterem. :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir