Karaman’ın Tarihçesi

Karaman’ın Tarihçesi

karaman tarihi

Karaman tarihi ve tarihçesi, Karaman’ın dogusunda ve kuzeyinde yer alan ovanın verimliliği, tarihin ilk çaglarından itibaren Anadolu’yu güneye bağlayan ticari yollardan en önemlilerinden birisinin Karaman sınırları içerisinden geciyor olmasi sonucu, Karaman ve cevresinde insanlık tarihinin izleri cok eski tarihlere inmektedir.

Karaman İli Süleymanhacı Köyü sınırları içerisinde yer alan Pınarbaşı Höyüğünde yapılan kazı ve yüzey arastırmalarında bu çevrede Epi Paleolitik Devirde (M.Ö 10000-8000) yerlesme olduğu tespit edilmiştir.
Yine Pınarbaşı Höyüğünde ve Karaman İli Alaçatı Köyü sınırları içerisinde yer alan Canhasan I ve Canhasan III Höyüklerinde yapilan bilimsel kazılarda insanlik tarihinde çok önemli bir yeri olan Neolitik Devire (M.Ö 8000-5500) ait bulgulara rastlanılmıştır.
Karaman yakınindaki Can Hasan, Eski Konya Gölü kenarında kurulmustur. Can Hasan, İbrala Deresi’nin getirmiş olduğu birikinti yelpazesinin üzerinde bulunmak taydı. Bu yerleşim merkezi de o dönemdeki verimli topraklara sahip oldugundan ilk çağ insanlarınin temel ihtiyaçlarını karşılamak için de çok uygun yerlerdi. Çünkü göl kıyısında ve bataklık alanlarda bulunan yabani hayvanları avlayarak da geçimlerini sağladıklari gibi verimli düzlüklerde küçük çaplı tarımla da uğraşmaktaydilar. Eski Konya Göl’ü ilk çağlar da insanların yerleşmelerini etkilemiş ve Çatalhöyük, Can Hasan, Alibeyhöyüğü gibi yerlesmeler bu gölün kenarına kurulmustur.
Özellikle Canhasan I Höyüğünde yapılan kazılarda ve Karaman çevresinde yer alan bir çok höyükte yapılan yüzey araştırmalarında Karaman çevresinde Kalkolitik Devirde (M.Ö 5500-3000) çok yaygin yerleşmenin olduğu anlaşılmıstır.
Başta Kılbasan Sısan Höyük olmak üzere Karaman çevresinde yer alan bir çok höyüğün yüzeyinde yapılan incelemelerde Bronz Çagı (M.Ö 3000-1200) buluntularına yoğun olarak rastlanilmaktadır.
Tarihi Devirlerden (yazılı kaynaklardan bilgi edinilen devirler) Hititler Devrinde (M.Ö 1800-700) Karaman Arzava adlı yarı bağımsiz bir devletin sınırları içerisinde yer almaktadir. Şehir bu devirde önemli bir ticari ve askeri merkez konumundadır. Karadağ üzerinde Mahalaç Tepesinde ve Kızıldağ üzerinde Hititlerden kalma hiyeroglif kitabeler bulunmaktadir. Ayrıca Kızıldag üzerinde önde yer alan ovaya ve Hotamış Gölüne hakim bir noktada Geç Hitit Kralı Hartapus’un kazıma röliyefi bulunmaktadir.
M.Ö 7. yüzyilda Friglerin, 6. yüzyılda Lidyalıların işgaline uğrayan şehir 6. yüzyıl sonlarında Pers egemenliği altına girmiştir.
Klasik Devirlerde Lykaonia Bölgesi sınırlari içerisinde yer alan Karaman’ın adınin Laranda olduğu bilinmektedir. Laranda M.Ö 322 yıllarında Hellenistik Devirde Büyük İskender’in haleflerinden Perdikkas ve Filippos’un talan ve tahribatına uğramıstır. Bundan sonra Antigon’un ve daha sonra Selevkos’un eline gecen Laranda M.Ö I. Yüzyıla kadar Anadoludaki Hellenistik krallıkların hakimiyetinde kalmıştır.
Laranda Roma Devrinde mahalli Krallardan Derbe hakimi Antipatros’un idaresine girmis, Galatia Kralı Amyntos’un Antipatrosu yenmesi sonucu Galatların eline geçmiştir. Laranda bu devirde de Lykaonia Birliğine bağli önemli bir ticaret merkezidir.
Bizans Devrinde Laranda Hristiyanlığin önemli şehirlerinden birisidir. Karadağ’ın değişik yükseltilerinde ve vadilerinde yer alan ve Binbirkilise olarak bilinen örenyerinde M.S 4. ve 9. yüzyıllar arasında yapılmıs bir çok kilise, manastır, konut, bazilika, şapel, mezar yapısı, sarnıç ve askeri yapılar bulunmaktadır. Ekinözü Köyünde yer alan Derbe Höyüğü ve Taşkale Kasabasi yolunda yer alan Manazan Magaraları Bizans Devrinin bölgedeki önemli yerleşme yerleridir. Ayrıca diğer örenyerleri ve höyüklerin üst katlarında bu devre ait yerleşme katlari bulunmaktadır.
M.S 8. ve 9. yüzyillarda Laranda Arap orduları tarafından birkaç kez kısa süreli işgal edilmiş, ancak şehir Selçuklulara kadar Bizans egemenligi altında kalmıstır.
Anadolu’nun Selçuklu Türkleri tarafından fethinden sonra Danişmend Oğullarının eline geçen Laranda M.S 1165 yılında II. Kılıç Aslan tarafından Selçuklu topraklarına katılmıstır.
Anadolu Selcuklu Sultanı Alaeddin Keykubat, devletinin Ak Deniz kıyılarını güvenlik altına almak için, Türkmenlerin (Oğuzlar) Avşar Boyundan olan Karamanoğullarını Karaman, Ermenek, Mut, Gülnar, Silifke,Anamur, Mersin, Alanya ve Antalya bölgelerine yerlestirmistir.
Anadolu Selçuklu Devleti’nin zamanla zayıflaması, özellikle Kösedağ Savaşında Moğollara yenilmesi, Anadoluda Moğol felaketinin başlangıcı olmustur. 1260 yılindan sonra zayıflayan otorite kuramayan Anadolu Selçuklu Devleti’nin yerine Moğol egemenliği hüküm sürmeye başlamıştır.
Moğol İstilası ve Anadolunun her tarafında ortaya çıkan karısıklıklar, diğer uç beyliklerine göre daha kalabalik ve askerliğe yatkın Karamanoğulları’nın devlet kurma arzularını körüklemiştir. Selçuklu ve Moğol otoritesinden kacanlarin, gazi olmak isteyen gönüllülerin katılımı ile iyice güçlenen Karamanoğulları Nure Sofi adındaki Türkmen Dervişinin oğlu olan Kerümiddin Karaman önderliğinde, 1256 yılında bağımsızlıklarını ilan ederek Karamanoğullari Beyligini kurmuşlardır.
Karamanoğulları Moğol istilasından sonra dağılan Anadoludaki Türk birliğini sağlamak için büyük mücadeleler vermislerdir. Karamanoğlu Mehmet Bey ordusu ile 1277’de Konya üzerine yürümüs, Moğolları yenerek şehri zaptetmiş ve 13 Mayıs 1277’de ünlü Dil Fermanını ilan etmiştir: “Şimdidengeru Hiç Gimesne Kapida Divanda Mecliste Seyranda Türk Dilinden Özge Söz Söylemesinler.”
Anadolu Selcuklu Devleti’nin 1308 yılında yıkılmasından sonra Karamanoğulları Konya ve çevresine tamamen hakim oldular. Selçuklu başkentine sahip oldukları için bu devletin mirasçisı olduklarıni iddia edip Anadoludaki siyasi birliği sağlamaya çalıştılar. Bunun için Moğollarla çok uzun süren savaşlar yaptılar. Topraklarını Ak Deniz sahillerine kadar genislettiler. 14. yüzyılın başına gelindiginde Karamanoğulları Anadolu’daki en güçlü beylik konumundaydı. Toprakları; Karaman, Konya, Sivas, Kayseri, Niğde, AdanaAntalya, Silifke, Anamur, Mut, Ermenek, Gülnar, Alanya, Gazipaşa, Isparta ve Beyşehir’i içine alıyordu.
Bu devirde diğer bir güçlü beylik Osmanlı Beyliği idi. 14. yüzyıldan itibaren bu iki güçlü beylik karşi karşıya geldi. İki beylik arasında yaklasık 150 yıl süren savaşlar oldu. Fatih Sultan Mehmet Döneminde yapılan bir dizi savaştan sonra 1467 yılında Karamanoğulları Beyligine son verildi ve topraklari Osmanlı Devletine katıldi.
Larende önce Konya Vilayetine bağlı bir sancak merkezi haline getirilmiş, Kanuni Sultan Süleyman Döneminde ilçe merkezi olmuştur.
Cumhuriyetin ilanından sonra Konya iline baglı olan sehrin Larende olan adı Karaman olarak değiştirilmiştir. 15 Haziran 1989 tarihinde çıkarılan 3589 sayılı yasa ile de Türkiye’nin 70. ili olmuştur.

One Comment

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir