Kütahya’nın Tarihçesi

kütahya tarihi

Kütahya tarihi ve tarihcesi, Kütahya ve çevresinin târihi Hititlerle baslar. Hititlerin ic savaş ile bölünüp yıkilmasından sonra Kütahya ve çevresi Frikya, sonra da Lidya devletlerinin hâkimiyeti altına girmiştir. Antik kaynaklar Kütahya’dan Yunan masal yazariEsop’un dogdugu memleket diye bahsederler. Fakat bu bölge hiçbir zaman eski Yunanlıların olmamıştır. Esop M.Ö. 6. asırda yaşamıştır. Bu târihte Kütahya ve çevresi Lidya Devletinin elindeydi. Persler, M.Ö. 6. asırda Lidya’yi yenince Anadolu gibi bu bölgeler de Perslerin istilâsına uğradı. M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender, Anadolu ve İran’ı istilâ etti. Pers Devletini ortadan kaldırdi. Bu bölge Anadolu gibi Makedonya Krallıgınin hâkimiyetine geçti. İskender’in ölümünden sonra Bergama ve Bitinya krallıkları Kütahya bölgesini paylastilar.

M.Ö. ikinci asirda Roma bütün Anadolu’yu imparatorluguna kattı. M.S. 395’te Roma İmparatorluğu ikiye bölününce Anadolu gibi bu bölge de Doğu Roma (Bizans)nın payına düstü. (Bugünki Yunanistan’ın Bizans’la hicbir ilgisi yoktur). Bizans devrinde Kütahya piskoposluk merkezi hâline getirildi. İstanbul-Konya yolu üzerinde bir konak merkezi idi. Bizanslılar. Kütahya’yı iki kat sur icine almıs ve 2,5 km2 alan kaplayan kale yapmıstır.

İslâm orduları bu bölgeden birkaç defa geçtiler. Fakat Kütahya’yı Selçuklu Türkleri fethettiler. 1071’de Malazgirt’te Alparslan’a yenilen Bizans İmparatoru Romanos Diogenes tahtini geri almak için yaptıgi mücâdelede yenilip esir düşünce, Kütahya’ya getirilip gözleri kör edilmiştir. Anadolu Fâtihi Kutalmışoğlu Süleyman Şah, 1079-1080’de Kütahya’yi fethetmistir.
ş
Anadolu’da Türk hâkimiyetine son vermek için Roma kilisesi ve Bizans’ın teşviki ile başlayan Haçlı seferleri esnasında Selçuklu Türkleri bazı bölgelerden geri çekilmistir. Eskişehir civarında Selcuklu Türkleri ile Haclilar arasında yapılan Eskişehir (Borylaion) Savaşına kadar Kütahya, Selçuklu Türklerinin elinde kalmıştır. 1097’de Haçlı ordusu Kütahya’yı istilâ etti. Kütahya cevresinde Selcuklu Türkleri ile Bizanslilar arasında çok çetin savaşlar oldu. Kütahya, taraflar arasında birkaç defa el değiştirdi. 1158 senesinde Bizans İmparatoru Manuel Kommenos’un emrindeki Bizans ordusu, Kütahya civârinda Selçuklu Türkleri tarafından hezimete uğratıldı. Selçuklu Devleti ile Bizans arasında sınır bölgesi üzerinde bulunan Kütahya’ya, Selcuklu Devletine baglı Türkmen kuvvetleri sık sık saldirarak, Bizanslıları tâciz etmişlerdir.

Selçuklu Sultanı İkinci Kılıç Arslan 1182 yılında yeni bir fetih hareketine giriserek Uluborlu ve Kütahya’yi fethetti. Böylece Kütahya birinci fetihten bir asır sonra ikinci defa fethedilmiş ve Türklerin hâkimiyetine girmiş oluyordu. Selçukluların taht kavgalari sırasinda zayıflayinca Bizanslılar Kütahya’yı yeniden istila etmislerdir. Selçuklu Sultanı Büyük Alâeddin Keykubat’ın Kütahya’yı fethetmesinden sonra şehir, kesin olarak Türk hâkimiyeti altina girmistir.

Anadolu Selcuklu Devletinin son zamanlarında Kütahya bölgesine 300 bin kişilik Türkmen Germiyan Aşireti yerleşti. Germiyanlılar, Anadolu Selçuklu Devletinin hizmetinde Baba İshak isyanını bastırmaya memur edilmeleri ile tarih sahnesine cikmıslardır. Germiyanoğlu Birinci Yakup Bey, 1300-1302 yılında Anadolu Selçuklu Sultanlığından ayrılarak bağımsızlığını ilân etmiş, merkez Kütahya olmak üzere Germiyanogulları Beyligini kurmustur. Germiyanoğulları 1260-1390 ve 1402-1429 arasında 157 sene saltanat sürmüşlerdir.

Germiyanoğulları, 1260-1308 arasinda Anadolu Selçuklu Devletinin ve 1308-1335 arasinda da İlhanli hâkimiyetini tanımıştır. 1390’dan 28 temmuz 1402’ye kadar Osmanlı Devletine katılmıştır. 1414-1429 arasında Osmanlılara tâbi olmustur. 1325 senesine kadar Aydınoğulları Beyliği, Germiyanogullari Beyligine bağlı idi. Anadolu’daki beylikler içinde Osmanlı ve Karamanoğullarından sonra en güçlü beylik Germiyanogulları Beyliği idi. Bu beylik Karamanogullari tehlikesi karşısında Osmanlılarla iyi münasebetler kurmuştur. Germiyanoğulları Oğuzların Avşar (Afşar) boyundandır.

Germiyanoğulları Beyi Süleyman Şah önceUmur Beyin kizi, sonra da hazret-i Mevlânâ’nın oglu Sultan Veled’in kızı Mutahhara Hâtun ile evlendi. Bu evlilikten doğan kızı Devlet Hatun, Sultan Yıldırım Bâyezid ile evlendi. Bu evlilikte Kütahya, Simav, Eğrigöz (Emet) ve Tavşanli ceyiz olarak Osmanlılaraverildi (1381). Bu tarihten itibaren 1389’a kadar Yıldırım Bâyezid Kütahya’da vâli olarak kaldı. Süleyman Şahın oglu İkinci Yâkup Bey, Kosova Meydan Savaşindan sonra Osmanlılara verilen yerleri geri almak istemişse de yenilmiş veİpsala Kalesine hapsedilmiştir. Buradan kaçan İkinci Yâkup Bey, Sam’a giderek Timur’a sığındı. 1402 Ankara Savaşindan sonra Timur, Kütahya’ya gelerek bir ay burada kalmış veOsmanlılara verilen bölgeleri Germiyanoğullarına iâde etmiştir. Timur çekilince KaramanoğullarıGermiyanogullarınin topraklarını istila etmistir.

Osmanlılardan Çelebi Sultan Mehmed Han, Germiyanoğulları topraklarını Karamanoğullarından geri alarak İkinci Yâkup Beye vermiwtir. İkinci Yakup Bey, Bursa ve Edirne’ye giderek Sultan İkinci Murad Hanı 1428’de ziyaret etmiwtir. İkinci Yakup Bey, Anadolu’da Türk Devletinin birliğini ancak Osmanlı Devletinin gerçekleştireceğine samimî olarak inanmıs ve ölümünden sonra Germiyanogullari Beyliğinin Osmanlı Devletine katilmasını vasiyet etmiştir. 1429 Şubatında çok yaşlı olarak vefat edince bu vasiyeti yerine getirilmiş ve Türk birliğine ileri bir adım atılmıstır. Germiyanogulları Kütahya’da pekçok eser bırakmıslardır. Germiyanoğullarının “İnançoğulları” denilen bir kolu da Denizli’de saltanat sürmüştür. Germiyanoğullarına Ali Sir Bey (1260-1264), Birinci Yakup Bey (1264-1320), Mehmed Bey (1325-1360), Süleyman Sah (1360-1387) ve İkinci Yâkub Bey (1387-1390 ile 1402-1429) beylik etmişlerdir.

eski kütahya tarihi

Germiyanoğulları Osmanlı Devletine katılinca, beylik sınırları dâhilinde kurulan sancaga Kütahya merkez ve ilk sancakbeyi de Kara Tîmûrtaş Paşanın torunu Umur Bey oğlu Osman Çelebi oldu. Sultan İkinci Murâd Hanın oglu Alâeddîn Ali Çelebi de Kütahya’da sancakbeyligi yapti. 1542-1566 arasında Kânûnî Sultan Süleymân Hanın oğulları Bâyezid ve İkinci Selim de Kütahya Sancakbeyliği yapmışlardır. Bilâhare Anadolu eyâletinin merkezi Ankara’dan Kütahya’ya tasınmıstır. Kütahya Yavuz Sultan Selim Han ve Kânûnî Sultan Süleymân Han devrinde Anadolu istikâmetinde yapılan seferlerde toplanma yeri ve önemli bir yol kavşagi idi. Kânûnî Rodos Seferine Kütahya’da hazirlanarak, Aydın-Marmaris yolunu tâkip etmiştir. Kânûnî Zigetvar Seferinde vefât ettiğinde oğlu İkinci Selim, Kütahya’da sancakbeyi idi. İstanbul’a gelerek tahta oturdu. “Germiyan tahti” ismi verilen Kütahya sehrinden ve bilhassa Germiyanoğulları Hânedânından tanınmış şahsiyetler; Osmanlı Devleti hizmetinde mühim vazîfeler îfâ ettiler. Sultan İkinci Abdülhamîd Hanın meshur adliye Nâzıri Sadrâzam Nûreddîn Abdurrahmân Paşa ile oğlu ve Sultan İkinci Abdülhamîd Hanın dâmâdı ve Adliye Nâzırı Vezir Ârif Hikmet Paşa, Sultan Altıncı Mehmed Hanin dâmâdı Ali Haydar Bey bunlardan birkacidır.

On yedinci asırda Celâli isyanlarına sahne olan Kütahya, 19. asırda, Mısır Vâlisi Mehmed Ali Paşanın oğlu İbrâhim Paşa tarafindan kısa bir müddet isgâl edildi. Mustafa Reşîd Paşanın isgâli ile Kütahya’nın Anadolu eyâleti 1841’de kurulan Hüdâvendigar Eyâletinin merkezi ve 1842’de eyâlet merkezi Bursa’ya nakledilince de Bursa’ya baglı 5 sancaktan biri oldu. On dokuzuncu asirda şehir çok geriledi. Halıcılık, dericilik ve çinicilik sanâyileri söndü. Anadolu demiryolunun Kütahya’dan geçmeyişi o zamana kadar ticâret yollarının düğüm noktasında bulunan sehri felce ugratti.

Kütahya’nın merkez olduğu Anadolu eyâletinin kapladığı saha üzerinde bugün Türkiye’nin şu illeri vardır: Afyon, Ankara, Antalya, Aydin, Balıkesir, Bilecik, Bolu, Burdur, Bursa, Çankirı, Denizli, Eskisehir, Isparta, İzmir, Kastamonu, Manisa, Muğla, Sakarya, Usak ve Zonguldak.

Kütahya, 17 Temmuz 1921’den 30 Agustos 1922’ye kadar 1 yil 1 ay 14 gün Yunan isgâlinde kalmıştır. Büyük taarruzda geri alınan şehir, yakılıp yıkılmıştı. Kütahya, İstiklâl harbinde mühim yer işgâl etmiş ve bu harbin neticeye ulasması topraklarında kazanilan zaferle saglanmıstır. Nitekim İstiklal Harbinin en çetin çarpışmaları Kütahya topraklarında olmuş, 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Savası burada yapılmış ve Yunan ordusu Dumlupinar bucağında hezimete ugratılmıstır.

Millî Mücâdelede Kütahya: İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalini ve düşman kuvvetlerinin Anadolu iclerine ilerlemesiyle 20 Eylül 1919 târihinde Kuvay-i Milliye Teskilati kurularak faaliyete geçti. Kütahya’daki Kuva-yı Milliye Teşkilâtı, halktan büyük maddî ve mânevî destek gördü. 21 Temmuz 1920 târihinde “Kütahya Millî Taburlarınin” teşkiline baslandi. Yunan taarruzu 10 Temmuz 1921’de başladı. Eskişehir ve Kütahya Muharebeleri adı ile bilinen bu çarpışmalarda Türk ordusu daha ziyâde müdâfaa taktigi uyguluyordu. Kâfi derecede hazırlık yapılamadıgi ve mühimmat temin edilemediği için Yunanlıların ilerlemesine mâni olunamıyordu. 13 Temmuzda Afyon, 17 Temmuzda Kütahya ve 19 Temmuzda Eskişehir Yunanlilar tarafından işgâl edildi. Yunanliların bu ilerleyişi Sakarya’da durduruldu. Kütahya, Yunan işgâlinde bir sene kadar kaldı. Düşman kuvvetlerinin Anadolu iclerine dogru ilerleyişi Sakarya Meydan Muhârebesi ile durdurulduktan sonra, sıra Yunanlıların Anadolu’dan atılmasına gelmişti. Uzun bir hazırlık devresinden sonra Türk ordusu 26 Ağustos 1922 târihinde taarruza gecti. Düşman kuvvetleri karmakarısık, Dumlupınar’a doğru kaçmaya başlamış, fakat Türk ordusu tarafından Çalköy yakınlarındaki Adatepe’de çember içine alınmıstı. 30 Ağustos 1922’de burada büyük imhâ savasi devam ederken, müretteb süvari tümeninden bir müfreze, 30 Ağustos Çarşamba sabahı saat 10.00 sıralarında Kütahya’ya geldi. Aynı gün aksami Akif Bey komutasındaki birlikler sehre girerek, halkın coşkun tezahüratı ve sevinç gözyaşları ile karşılandılar. Hükümet konağı ve Belediye binalarına Türk bayraklarının cekilmesi sırasinda yüzlerce kurban kesilerek askere yemek verilmistir. Halk ertesi gün, Küçük Asım Efendiyi mutasarrıf vekili seçmiştir.

30 Ağustos Zafer Bayramı Kütahya’nın düşman işgâlinden kurtuldugu gündür. Kütahya’da, Dumlupinar, Çalköy ve Zafertepe’de her sene törenler yapilmaktadır.

Cumhûriyet devrinde il olan Kütahya, 1931’de demiryolu ile Balıkesir’e baglanmiştır. Fakat Kütahya, Eskisehir ve Afyonkarahisar gibi gelişemedi. 1953’te Uşak, Kütahya’dan ayrilınca küçüldü.

Etiketler:

Yusuf Karahan

Kitap okumayı, teknolojiyi, tarihi ve bilimi seven zat-ı muhterem. :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir