Mersin’in Tarihçesi

Mersin’in Tarihçesi

mersin tarihi

Mersin tarihi ve tarihcesi, Eski bir yerlesim merkezi olan Mersin ve civârı, arkeolojik kazılara göre cok eski çağlarda insanların yaşadığı bir bölgedir. Mersin yakınında “Yümüktepe” deki kazılardan çıkan eşyâlar bu bölgede binlerce sene önce yasamıs insanları gösterir. Yümüktepe civârında bulunan kalenin ise en az 6000 sene önceye âit olduğu tesbit edilmiştir. Anadolu’da en eski târihî eser olarak kabul edilmektedir.

Mersin ve civâri târih sahnesine Hititlerle çıkar. Bu bölge Hititlerin hâkimiyeti altında olup Bâbilliler,Asurlular ve Mısırlılar bu bölgeye kadar uzanmışlarsa da bu bölgenin tamâmına hâkim olamamıslardir. M.Ö 6. asırda Anadolu ve dolayısıyla bu bölge Perslerin istilâsına uğramış,M.Ö. 4. asırda ise Makedonya Kralı İskender Persleri yenerek Anadolu ve İran’ı ele geçirmiş ve Hindistan’a (Asya iclerine) uzanmıstır. İskender’in ölümü ile birlikte Makedonya imparatorluğu komutanları arasında taksim edilmiş, bu kısım “Selevkos” (Asya) İmparatorluğunun payına düşmüştür. Zaman zaman Mısır’da bulunan Ptolemaioslar bu bölgeye saldırmıslardir. O târihlerde Mersin ve civârı çok ormanlıktı.Gemici milletler Fenikeliler, Mısırlı Ptolemaioslar,Asurlular,Makedonyalılar, Romalılar ve Selevkoslar, bu ormanlarin kerestelerinden istifâde ederek savas ve ticâret gemisi inşâ etmişlerdir. Bu bölgede inşâ edilen gemilerle Akdeniz,Karadeniz, Hind Okyanusu ve diğer okyanuslara acılmıslardır. Selevkos İmparatorlugu yıkılınca M.Ö. birinci asırda Anadolu’nun çoğu, Roma İmparatorluğuna katıldı. M.S. 395 senesinde Roma İmparatorluğu bölününce bu bölge de Doğu Roma (Bizans)nın payina düstü. Bu târihlerde Tarsus, bölgenin en büyük şehri ve limanıydı. Aynı zamanda bu bölge bir korsan yatağı idi.

Yedinci asır ortalarından îtibâren İslâm orduları zaman zaman bu bölgeyi fethederek hâkimiyetleri altına aldilar. Fakat bu hâkimiyetleri devâm etmedi. İçel ve civârı ilk defâ hazret-i Ömer zamânında fethedilmiştir. 1071 MalazgirtZaferinden sonra Selçuklu Türkleri bütün Anadolu’yu oldugu gibi Mersin ve civârıni da fethettiler.Haçlı Seferleri başlayınca, bunlar karşısında Türkler çekildi. Bu bölge Bizans ve Hıristiyan toplulukların eline geçti. Pekçok Haçli ordularını imhâ eden Selcuklu Türkleri, 1204 senesinde bu bölgeyi yeniden fethettiler.O târihten îtibâren devamlı Türklerin elinde bulunmaktadır. Selçuklu Hânedanı sona erince Anadolu Birligi parcalandı.İçel’in büyük kısmı Karamanoğullarının, Mersin-Tarsus bölgesi de, Türk-Memlük Devletinin himâyesindeki Ramazanoğullarının hâkimiyeti altında kalmıştır. Sultan Yıldırım BâyezîdHan devrinde Karaman Beyliği, Osmanlı Devletine katılmıştır. 1402 Ankara Savaşı felâketinden sonra yeniden elden çıkmıştır.

Fâtih Sultan Mehmed Han devrinin sonlarında İçel ve 1472’de Silifke; Yavuz Sultan Selim Han zamanında (1516) Mersin-Tarsus bölgesi Osmanli toprağına katılmıştır.Türkler on ikinci asırdan beri Göksu’nun iki yanına “İçel” ve bunun batısına “Taşeli” demişlerdir.Osmanlılarin İçel dedikleri bölge bugünkü İcel,Taşeli ise Antalya ve Konya’nın bir kısmıdır.Osmanlı devrinde 16. asırda merkezi Larnaka olan Kıbrıs Beylerbeyliğinin (eyâletinin) 8 sancağindan ikisi (Tarsus ve Silifke) idi. Yirminci asır baslarında bu iki sancak Adana vilâyeti (eyâleti)nin 5 sancağından ikisini teşkil ettiler. Bunlar merkezi Silifke olan 4 ilçeyle İçel ve 2 ilçeli Mersin sancagı idi. Birinci Dünyâ Harbinden sonra Fransızlar,Mersin’i isgâl ettiler.Mersin 17 Aralık 1918’den 4 Ocak 1922’ye kadar 3 yıl 18 gün Fransız işgâlinde kaldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile anlasan Fransızlar geri cekildiler ve yardımcıları Ermenileri Suriye’ye yerleştirdiler. Fransızlar işgalleri sırasında Ermenilerle birlik olup savunmasız sivil halktan ihtiyar, kadın, çocuk demeden binlercesini işkence yaparak öldürdüler.

One Comment

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir