Sivas’ın Tarihçesi

Sivas’ın Tarihcesi

sivasintarihcesi

 

Sivas’ın tarihi ve tarihçesi, eski adı Sebastea, Sebasteia veya Samassia olan Sivas, Anadolu’nun en eski ve yerleşim merkezlerinden biridir. Kazı ve araştırmalarda ele geçen buluntular, yörede ilk yerleşimin Neolitik Çağ’a (MÖ 8000-5500) uzandıgını göstermektedir. Kent MÖ 2000’lerde degisik yerleşmelere sahne olmuştur. Coğrafya olarak İç Anadolu da bulunmasına rağmen Şebinkarahisar’ın 1933 yılına kadar kazaları olan Suşehri, Akıncilar, Gölova ve Koyulhisar ilçeleri Doğu Karadeniz Bölgesi ve kültür alaninda yer almaktadır. Şehir’in ilçelerini Karadeniz’deki Suşehri ovasına Geminbeli geçidi bağlar. Divrigi ve Gürün ilceleri de Doğu Anadolu Bölgesinde yer alırken, Doğanşar ile Zara’nın kuzeyi de Karadeniz bölgesinde yer alır. Kentin topraklarında İç Anadolu, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerınin kültürleri de yer alir. Şehrin merkez ve cevre ilcelerinde gırnata, zurna ve şehire özgü halk oyunları oynanırken, Karadeniz’deki ilçelerinde kemençe ve zurna ile horonlar oynanır. Divriği ve Gürün bölgesi Dogu Anadolu kültüründe yer alir. İç Anadolu bölgesindeki ilçeleri ise kültür olarak Sivas merkez bölgesinin kültür ve şivesine sahipken, Karadeniz’de kalan ilçeler büyük ölçüde Giresun ve Ordu ile aynı şiveyi kullanırlar.

 

sivas tarihi

lk uygarlıklar dönemi;
MÖ 17. yüzyılda Hitit sınırları içinde yer alan kentin güney kesimi Geç Hitit devletleri döneminde Tilgarimmu adiyla anılmaya basladı. MÖ 8. yüzyılda Kimmer ve İskit istilalarına ugradı. MÖ 6. yüzyıl başlarında Medler’in, aynı yüzyılın ortalarında da Persler’in egmenliğine girdi. MÖ 4. yüzylılin ikinci yarısındaki kisa süreli Büyük İskender’in Makedonya yönetiminin ardindan Krallığı’na bağlandı. MS 17’de bütün Kapadokya ile birlikte Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine girdi. Bu dönemde kisa sürelerle Partlar’in ve Sasaniler’in eline gecti. Bizans döneminde önce Armeniakon Tehması’nın sınırları içindeydi. 12. yüzyılda Sebasteia Tehması’na bağlandı.

 

Selçuklu dönemi;
Selçuklu Türkleri Malazgirt Meydan Muharebesi’nden önce Sivas’a kadar uzanmis ve 1059’a doğru bir ara kenti ele geçirmişlerdi. Ancak yörenin kesin olarak Türk egemenliğine girmesi Malazgirt Zaferi’nden kisa bir süre sonra gerçekleşti. Kutalmışoglu Süleyman Şah’ın kumandanlarından Emir Danişment’in ele geçirdiği kent uzun bir süre Danişmentliler’in elinde kaldıktan sonra 1174’te II. Kılıç Arslan tarafindan Selcuklu Devleti sınırlari içine alındı. Selçuklular döneminde şehir yeniden gelişti. Kentin surları 1221’e doğru, Sultan I. Alaeddin Keykubad tarafından onartildı. Kısa bir süre sonra Moğollar’ın saldıriları basladi ve Kösedağ Savaşı’ndan (1243) sonra Selçuklu topraklarıyla birlikte Sivas da Moğolların eline geçti.

Kentteki anıtların en önemlileri 13. yüzyılin ikinci yarısindaki İlhanlılar döneminde yapildı. Sivas, Kayseri ile birlikte İlhanlılar’ın Anadolu’ya gönderdikleri valiler tarafından merkez olarak kullanıldı. 14. yüzyılın ilk yarısinda bu şehre gelen İbn-i Batuta, burayı İlhanlılar’in Anadoluda’ki en büyük şehri olarak tanımlar. İlhanlı valilerinden Alaeddin Eratna Bey, 1345’te bağımsızlığını ilan ederek, önce devletine merkez olarak Sivas’ı secti. Eratna’nin 1353’te ölümünden sonra Kadı Burhanettin onun yerini aldı, ancak Akkoyunlu beyi Karayülük Osman ile yaptığı bir savaşta öldü (1398). Bunun üzerine Sivaslılar topraklarıni Osmanlı padişahi Yıldırım Beyazıd’a teslim ettiler. 1400 yazında Timur Sivas’ı ele geçirdi, şehri savunan askerleri öldürttü, halkı kılıçtan geçirtti, şehri yağmalattı ve surları yıktirtti. Timur istilasından sonra sehir bir süre Kadı Burhaneddin’in damadı Mezid Bey’in elinde kaldı. 1403-1408 arasında yeniden Osmanlı hakimiyetine geçti ve bir eyalet merkezi oldu.

Osmanlı dönemi;
Sivas’ta bulunan yapılar 17. ve 19. yüzyıllar arasında zaman zaman Anadolu’da meydana gelen ayaklanmalardan zarar gördü. 1649’da sehirden geçen Evliya Çelebi, surların kusattığı alanda 44 mahalleye bölünmüş 4600 ev bulundugunu ayrıca Yukarıkale adinı verdigi İçkale ve Paşa kalesindekilerle bu sayının 6060’ı buldugunu yazar. 19. yüzyıl gezginlerinin kent nüfusu icin verdikleri rakamlar genellikle birbirinı tutmaz. Bu yüzyılın sonuna dogru nüfusun 30.000-45.000 arasında değiştiği sanılmaktadır.Yine 19. yüzyil basında bütün Osmanlı topraklarında Islahat Devri başlamıstır. Önce 7 sancak ve 72 kazadan oluşan Sivas, gittikçe daralmış ve önemini kaybetmiştir. Valiliğine bile mirimiranlar atanıyordu. 1813’te bu usulden vazgeçilerek yeniden vezir atanmasına başlandı. Bir yıl sonra şehirde büyük bir veba salgıni başgösterdi. Eyalet teskilatı bazı küçük değişikliklerle XIX. yüzyıl ortalarına kadar sürmüştür. 1863’te uygulanmaya başlanan vilayetler teşkilati icinde kurulan Sivas vilayeti; Sivas, Amasya, Tokat ve Şebinkarahisar (Karahisar-ı Şarki) sancaklarına ayrıldı. Bu durum Cumhuriyet döneminde sancakların vilayet haline getirilmesine kadar devam etti.

Milli Mücadele dönemi;
Sivas’ın Milli Mücadele’nin kazanılmasında önemli bir yeri vardır. Bu mücadelenin hazırlık döneminde Mustafa Kemal Paşa önce, 27 Haziran 1919’da Samsun’dan Erzurum Kongresi’ni takiben burda 4 Eylül 1919’da Sivas Kongresi’ni topladi ve 18 Aralık 1919’da Ankara’ya gitmek üzere şehirden ayrıldı. Gerek 1927’de Chicago Üniversitesi’nden gelen arkeologların ve gerekse 1945 yılında da Türk arkeologların yaptıgı kazi ve arastırmalara göre Sivas tarihin ilk dönemlerinden itibaren yerleşim birimi ve şehir merkezidir. Ayrıca en eski dünya medeniyetlerı olan Persler, Etiler, Hititler, Asurlar Sivas’ta hüküm sürmüslerdir.

Karadeniz’in tek yolcu treni olan Samsun Postası Sivas’tan gönderiliyor. Ayrıca şehir, tren istasyonu olarak büyük bir kavşak konumundadir.Bugün bircok ilin demiryolu bağlantisı direkt olarak bu kent üzerine kuruludur. Sultan II. Abdülhamid döneminden beri vardır. Cumhuriyet tarihinin de ilk vagon ve lokomotif fabrikasi ve Cer atölyesi TÜDEMSAŞ 1939’da bu şehirde kuruldu. TÜDEMSAŞ kurulduğunda dünyanın en ileri tesislerinden biriydi. 2003 yılında Irak Savaşı’nın başlarında TÜDEMSAŞ Saddam yönetiminin basinda bulundugu Irak’a 300 vagonluk ihracat yaptı. Bugün hala dünyanın değişik yerlerinden TÜDEMSAŞ’a gelen siparişler değerlendirilmektedir ve ihracatlar devam etmektedir. Tüdemsaş Sivas’ın gecim kaynagı ve bel kemigidir.

Atatürk’ün ‘Cumhuriyetin Temellerini Burada Attık’ dediği Sivas’ta 4 Eylül 1919’da, Sivas Erkek Lisesi’nde toplanan Sivas Kongresi, alınan kararlar bakımindan Kurtulus Savası öncesi toplanan en önemli kongredir. Hiçbir ülkenin manda ve himayesinin kabul olunmayacağı ve milletin istikbalinin yine milletin azim ve kararıyla kurtulacağı kararları bu kongrede alınmıştır.

One Comment

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir